|
GLUTEN DUYARLILIĞI - ÇÖLYAK
|
Gluten genel olarak tahılların proteinlerinin ailesidir. Glutenin ve gliadin proteinlerinin bir kombinasyonudur. Bu proteinler disülfit bağlarla oluşurlar ve bu bağlar proteini oldukça dirençli hale getirirler.
4 temel tahıl grubu gluten kaynakları olarak tanımlanır. Bunlar; buğday, arpa, yulaf ve çavdardır.
Gluten intoleransından bahsedildiğinde genellikle çölyak hastalığı anlaşılır. Laboratuar sonuçlarının negatif çıkması halinde ise "çölyak olmayan gluten hassasiyeti"nden bahsetmeliyiz ki bu da çok sayıda hastalık ve semptomu kapsamaktadır. Bunların içinde çölyak hastalığı çok küçük bir bölümü oluşturmaktadır.
Gluten sensitivity (gluten duyarlılığı), ince bağırsağın iç zarı olan mukozadaki villüslerin (parmaksı çıkıntıların) küçülmesi (atrofisi)dir.
Gluten hassasiyetinde, glutenin vücut sistemine girmesiyle birlikte son derece ileri düzeyde bir immün tepki oluşur ve ince barsak yapısı bozulmaya başlar. Böylece duvarın geçirgenliği artar ve bağışıklık sistemi elemanları duvara komşu kan damarlarına geçerek kronik inflamasyonu başlatır.
Başlangıçta bölgesel başlayan inflamasyon yayılarak vücutta sistemik ve kronik sorunlara dönüşür. Bu sorunların önemli bir bölümü tüm vücuttaki bağ dokularda gelişir. Başlayan sistemik sorunların en önemli hedeflerinden biri bağ dokularımızdır.
Bu durumla ilişkilendirilen bazı rahatsızlıklar şunlardır:
Gluten hassasiyeti-duyarlılığını çok başlı bir canavar olarak düşünürsek, canavarın her bir başı farklı bir hastalığın belirtisi gibi algılanır ve doktorlar tarafından her biri ayrı ayrı tedavi edilmeye çalışılır. Oysaki her bir semptomu doğuran ortak sebep gluten duyarlılığı olabilir.
Gluten intoleransı özellikle kadınlarda infertilitenin önemli nedenlerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Gluten hassasiyeti her zaman çölyak ile bağlantılı olmayabilir. Bazı bireylerde çölyak hastalığının serolojik ve histolojik bulgusu olmadan gluten alımına bağlı olarak yukarıda bahsedilen semptomların bir veya birkaçı gözlemlenebilir.
Hastaya uygulanan serolojik testlerde (IgG/IgA anti-gliadin antibody) ve endoskopik bulgularda çölyak bulguları negatif çıksa dahi, hastaya verilen glutenden uzak diyet sonucunda semptomlar ortalama iki ay sonra kaybolabilir.
Bu durumda hastaya "Non Celiac Gluten Sensitivity" (Çölyak Olmayan Gluten Hassasiyeti) teşhisi konabilir. Hasta tekrar gluten tüketmeye başlarsa semptomlar yeniden ortaya çıkabilir.
Hastaya ister çölyak teşhisi konsun, ister çölyak olmayan gluten duyarlılığı teşhisi konsun, her iki durumda da hastaya glutenden uzak bir beslenme tedavisi uygulanır.
Gluten intoleransı olan annelerin bebeklerinde de gluten intoleransı görülme ihtimali yüksek olabilir. Benzer şekilde bu hastaların annelerinde de aynı intolerans mevcut olabilir.