|
GASTRİT
|
Gastrit, beyaz kan hücrelerinin çeşitli etkenlerin yaptığı uyarılar sonucunda mukozada birikmesiyle, midenin iç yüzeyindeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.
Ülsere göre daha yüzeysel bir hasar oluşturur. Ancak bazı durumlarda daha derin dokulara ilerleyebilir ve ülser oluşumuna yol açabilecek aşındırmalar meydana gelebilir.
Gastrit çoğunlukla bakteriyel enfeksiyon sonucu oluşur.
Gastritin ortaya çıkmasını veya şikayetlerin artmasını kolaylaştırabilecek faktörler arasında şunlar yer alır:
Gastrite sebep olan önemli faktörlerden biri de strestir. Stresli kişilerde mide asidi salgısının artması, gastrit şikayetlerinin ortaya çıkmasına veya mevcut şikayetlerin artmasına neden olabilir.
Gastrit, akut veya kronik olabilir.
Akut gastritte aşağıdaki belirtiler görülebilir:
Kronik gastritte ise ağrı daha az belirgin olabilir. Bunun yerine aşağıdaki şikayetler daha sık görülebilir:
Kronik gastritte ağrının belirginleşmesi durumunda gastrit zemininde ülser veya başka mide hastalıklarının gelişmiş olabileceği değerlendirilmelidir.
Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedeninin belirlenmesi önemlidir.
Helicobacter pylori (H. pylori) kaynaklı kronik gastritte bakterinin midede bulunup bulunmadığı; endoskopik biyopsi, üre nefes testi, kan veya dışkıda antikor ve antijen araştırmaları gibi yöntemlerle değerlendirilebilir.
Bakterinin tespit edilmesi halinde uygun ilaç tedavileri ve antibiyotik kombinasyonları uygulanabilir. Ayrıca mide asidini azaltmaya yönelik tedaviler de gastrit şikayetlerinin kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.
Gastrit şikayeti bulunan kişilerde aspirin ve bazı romatizma ilaçlarının kullanımı sonrasında mide mukozasında tahriş ve bazı durumlarda gizli veya açık kanamalar görülebilir.
Hastaya klasik muayene ve Geleneksel Çin Tıbbı değerlendirmesi yapılarak kişinin vücut yapısı, beslenme tarzı ve kullandığı ilaçlar incelenir.
Bu değerlendirmelerin ardından mide şikayetlerini tetikleyebilecek psikolojik faktörler de araştırılır. Özellikle stres, mide şikayetlerinde önemli bir tetikleyici olabilir.
Kişinin günlük yaşam düzeni, uyku alışkanlıkları ve biyolojik ritmi değerlendirilerek yaşam tarzına ilişkin öneriler sunulabilir.
Yapılan değerlendirmeler sonucunda kişinin durumuna uygun vücut ve kulak akupunktur noktaları belirlenerek uygulama programı oluşturulur.
Gerekli görülen durumlarda akupunktur uygulamalarına ek olarak aşağıdaki destekleyici yöntemlerden yararlanılabilir:
Tedavi süresi ve seans sayısı, yapılan değerlendirme sonucunda kişinin hastalığının derecesine ve genel sağlık durumuna göre belirlenir.
Normal sindirim sisteminde ağızdan alınan besinler yemek borusundan mideye, ardından bağırsaklara geçer.
Mide ile yemek borusu arasındaki koruyucu mekanizmanın yeterince çalışmaması veya sindirim sistemindeki hareketlerin düzensizleşmesi sonucunda mide içeriği yemek borusuna geri kaçabilir.
Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH), asitli veya safralı mide içeriğinin yemek borusuna geri gelmesi ve burada uzun süre temas etmesi sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.
Bazı faktörler reflü şikayetlerinin artmasına neden olabilir:
Reflü hastalarında aşağıdaki şikayetler görülebilir:
Uzun süre kontrol altında tutulmayan reflü, yemek borusunda çeşitli komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle uzun süren veya şiddetlenen reflü şikayetlerinde uzman hekim değerlendirmesi önemlidir.
Akupunktur uygulamalarında amaç, mide ve yemek borusunun işlevlerinin düzenlenmesine ve reflü şikayetlerinin azaltılmasına destek olmaktır.
Kişinin genel sağlık durumu ve mevcut tedavileri değerlendirilerek uygun vücut ve kulak akupunktur noktalarına uygulama yapılabilir.
Akupunktur ve diğer tamamlayıcı uygulamalar, reflünün standart tıbbi tedavisinin yerine geçmemeli; mevcut ilaç veya tedavi planı uzman hekim önerisi olmadan değiştirilmemelidir.